Genel Bakış
Oye Lucky! Lucky Oye! (2008), Delhi’nin alt sınıf mahallelerinden çıkıp zenginlerin evlerine “misafir” olarak giren, herkesi kandırıp her şeyi çalan Lucky Singh’in, hırsızlıkla saygı ve kimlik aradığı; gerçek Bunty vakasından esinlenen, National Award’lı kara mizah suç komedisi. Lucky, sonunda gerçekten neyi çalıyor: eşyaları mı, yoksa saygıyı mı? Film, Lucky’nin tutuklu olduğu bir anda, medyanın onu “kahraman gibi” didiklediği sahnelerle açılıyor; sonra hikâye geri sarılıp 15 yaşındaki utangaç, hor görülen Lucky’ye dönüyor: Batı Delhi’nin gecekondusunda, sürekli kavga eden ebeveyn, saygı görmeyen baba, aşağılanmaya alışmış çocuk. Lucky, zenginlerin mahallelerinde dolaşıp onların evdeki rahatlığını, arabalarını, köpeklerini ve “kibar İngilizce”lerini hayranlıkla izlerken, bir noktada bu dünyaya girmek için iki yol gördüğünü fark ediyor: Ya onların kurallarına göre oynayıp hep dışarıda kalacak, ya da onları kandırıp içeri sızacak; o ikincisini seçiyor. Çocukluk arkadaşı Bangali’nin desteğiyle küçük hırsızlıktan araba, mücevher, elektronik ve hatta plastik çiçek, pelüş oyuncak ve aile fotoğrafı çalacak kadar ileri gidiyor; zengin ailelerin evlerine “yakın dost” gibi girip, hem sofralarına oturuyor hem de çıkarken evlerini neredeyse soyup süpürüyor. Dolly ve Sonal gibi kadınlarla kurduğu ilişkilerde de aynı ikili hâl sürüyor: Bir yandan onların dünyasına ait olmak istiyor, diğer yandan her şeyi hafif bir alayla çalıyor ve ortadan kayboluyor; Oye Lucky! Lucky Oye! tam da burada şu soruyu mizah ve toplumsal eleştiriyle bırakıyor: Sistemin sana asla “adam” muamelesi yapmadığı bir ülkede, saygıyı çalarak kazanmaya kalktığında, sonunda eline geçen şey gerçekten özgürlük mü, yoksa daha da yalnızlaşmış bir Lucky olmak mı?
Bu Film özeti
admin tarafından oluşturuldu.
Yorumlar (0)